26/10/2025
KİRLİ OLAN KİM
Çevre kirliliğinden bahsederiz.Esasında kirlenen insanın kendisidir. Çevre kirliliği. insan ruhundaki kirliliğin dışavurumundan başka bir şey değildir. Araçları amaç haline getirmenin trajik sonucunu yaşıyoruz.
13/09/2024
O BEN MİYİM ?
10/07/2022
Gençlerimiz Sadece Geleceğimiz mı?
Mükemmel
olarak yaratılmış İnsanın üç dönemi vardır. Bu dönemlerin birincisi olan
çocukluk döneminde, Allah katında mes'ul
değildir. Üçüncü döneminden devam edersek,yaşlılık bir anlamda zorunluluklar dönemidir. Yaşlılık,hür iradeyle seçilmiş bir yaşam değil, gençlikte
tercih edilmiş yaşam tarzının devamı niteliğindedir. Gerçekte insanı eşref-i
mahluk yapan da, esfeli safiline düşüren de gençlik dönemidir. Gençlikte
insanlar üçüncüsü olmayan iki hayatla karşı karşıyadır. Ya Allah'a yakın bir
hayat veya şeytana. Ya Rabb'ine kul olacaktır ya da O,nun dışında her şeye ...
Çünkü Rahmani ve şeytani tercihler, insanın sorumlu olmadığı çocukluk dönemi ya
da zorunlulukların tercihleri belirlediği yaşlılıkta değil, gençlikte
anlamlıdır.
Bundan
dolayıdır ki küfür, gençlerimizi ifsat ediyor. Küfür patentli ürünler, sapık ideolojiler, ahlaki tercihler,eğlence vs. hep
gençleri zehirlemeye yöneliktir.
Şu hakikati
unutmamalıyız ki,Allah bir kavim için hayır dilerse, onların gençlerine
hidayet eder. Çünkü hakkın ikamesi güce muhtaçtır. Gençler hakkın ikamesi için
gerekli olan güç ve cesaret potansiyelidir.
Bugünün gençliğinde
her nekadar ümit kıran bazı durumlar olsa da,Rabb'ine talip bir nesil var.Bunu
Fatih belediyesi kütüphanesine gittiğimde, özellikle üniversite gençliğinin o
gayret ve gözlerindeki ışığı görünce ümidim bir kat daha arttı.Allah'a hamd
olsun. Günümüzün gençlerine düşen
geçmişteki, emsallerini tanıyıp onların izinden gitmek,taklit etmek, onların
süslendiği özelliklerle süslenmektir.
Özellikle sahabe gençliğinin en belirgin vasfı, Rabb'lerini tanıyor
olmalarıydı. Rabb'lerine, O'nun isim ve sıfatlarıyla kulluk ettiler. Herşey
onlara hizmetkar oldu.
İnsanların özellikle sahabe gençlerinin fıtratlarında olan duygular, Allah'ın ayetleri ve kainat kitabıyla terbiye
edildi. Hissettikleri herşey kulluk yolunda onları bir adım ileri taşıdı.
Ne mutlu bu
yolda olan gençlerimize!
22/06/2022
İNSANIN KOP(A)MAZ BAĞINA YAKLAŞIMI
İnsanın ‘hiçbir şey değilken’, bir ruh kazanmış olması çok anlamlıdır. Bir damla su önce embriyoya, sonra ‘bir çiğnemlik et parçası’na, ardından bir bebek, sonunda da muhteşem sistemlerle tasarlanmış bir bedene sahip; Düşünebilen, konuşabilen, akledebilen bir varlık haline dönüşmüştür. Kısacası, Allah, insanı yoktan inşa etmiş ve ona ruhundan üflemiştir. Fakat insanların çoğu bu üstün yaratılış üzerinde düşünmez ve Allah’tan uzak, gaflet içinde yaşar. Cahildir; Aldanır, yanılır.
Yaratılışımızı
hatırlatan Allah şöyle buyurmaktadır.
“Ey insan,
‘üstün kerem sahibi’ olan Rabbine karşı seni aldatıp yanıltan nedir? Ki O, seni
yarattı, ‘sana bir düzen içinde biçim verdi’ ve seni bir itidal üzere kıldı.
Dilediği bir surette seni tertip etti.” (İnfitar Suresi, 6-8)
Bu yaratılıştaki
insan tek başına değil,toplu yaşamanın şartlarıyla donatılmıştır.
Bu şartlarda
Rabbimiz bizleri birbirimize kopmaz iplerle bağlamış iken birbirimizden ayrı
durabilirmiyiz?
Şunu asla
unutmamak gerekir ki, hep birlikte ya birbirimizin felâketi ya da kurtuluşu
olacağız.
Hiç bitmeyen
hırslarımız bizi daha fazla köleleştirirken, daha fazla yalnızlığa itiyor.Bizler
daha fazla tükettikçe, daha az insanın tüketmesine sebep oluyoruz.
Yediğimiz
ekmeği, içtiğimiz suyu her israf edişimizde dünyanın diğer ucundaki insanları
biraz daha açlığa mahkûm ediyoruz.
Bizler kendi
kurtuluşumuzu elde ettiğimizde başkasının özgürlüğünü elinden alıyorsak,
gerçekte özgür olmadığımız anlamına gelmez mi?
Bunları
öncelikle insanlığın vicdanına havale
etme vaktidir.
Bütün bunlar
bizi temelde sahip olduğumuz değerlerin, yeniden farkında ve tazelenmiş
boyutuyla, hayata geçirmemiz gerçeğine,yani dini değerlere getiriyor.
Unutmayalım
ki,dinin asıl gayesi bilgi vermek değildir. Yaratıcımızı tanıtmak,
kulluğumuzu öğretmek, insanın aslı
nedir, sonu ne olacaktır, dünyaya niçin gelmiştir, nasıl bir hayat yaşamalıdır,
yaratılış gayesine uygun hayat sürmenin yolları ve şartları nelerdir, bunları
bildirmek öğretmek. İşte dinin asıl gayesi budur. Hem dinimiz, her asra, her
asrın insanına her seviyedeki anlayışa hitap eder.Bu noktada herkes hissesine
düşeni alır.
Öne Çıkan Yayın
-
Kureyş kabilesinin önde gelenleri toplanmış, Allah Resûlü ’nün davetini görüşüyor ve bu davetin önüne nasıl geçeceklerini tartışıyorl...
-
Bir insan hangi günahı işlerse işlesin, eğer Allah'a tevbe ederse, Allah o kulunu affeder. Velevki kul hakkına teallük eden bir me...
-
İslam düşmanları bir araya gelmişlerse buna karşı mü'min insan ne yapabilir? sualine cevaben, Allah(cc); "Sen Allah'a tevekkü...



