26/10/2025

Yoldan Çıkma

 YOLDAN BAŞTAN ÇIKMAMAK

Yoldan ve baştan çıkmamak için W. Foerster'in şu kısa ve gerçek hikâyesini dinleyip dinletmekte fayda var:

"Vaktiyle bir adam krala gidip yoldan çıkmaya nasıl karşı koyacağını sordu. Kral ona ağzına kadar zeytinyağıyla dolu bir fıçı verdi, bu fıçıyı şehrin bir kapısından öteki kapısına kadar bir damla yağ dökmeden taşımasını emrederken, şöyle demeyi de ihmâl etmedi:

"- Eğer tek bir damla dökersen başın kesilecek."

Adamın yanına yalın kılıç iki gözcü verildi, bunlar bir damla yağ dökülür dökülmez kellesini uçuruvereceklerdi.

Bir pazar günüydü, şehrin her yanı satıcı tezgâhlarıyla, insanlara doluydu, adam fıçıyı taşıyarak yürüdü. Hem de ne dikkatle. Bir damla yağ dökülmedi.

Geriye döndükleri zaman kral;

"- Peki, şehirde ne var ne yok?" diye sordu. .

"- Kimleri gördün?"

"- Hiç bir şey görmedim, efendim. Aklım fikrim yağdaydı."

"- Şimdi yoldan çıkmamanın çaresini buldun işte. Allah'a da, fıçıdaki yağa baktığın gibi, dikkatle bakarsan hiç bir şey seni baştan ve yoldan çıkarmaz." .


 

Düşünmenin Değeri

 Peygamber Efendimiz bir gün yolda giderken, hiçbir iş yapmadan tembel tembel oturan bir adam gördü. Adama selam bile vermeden yanından geçip gitti. 

Dönüşünde Peygamberimiz, yine aynı yoldan geçiyordu. Adam hala aynı yerde oturmaktaydı. Peygamberimiz bu defa adama selam verdi.

Adam şaşırdı. Hemen kalktı ve Peygamberimize:

- Ya Rasulallah! Siz giderken de ben burada oturuyordum., bana selam vermemiştiniz. Fakat, şimdi selam verdiniz. Bunun sebebi nedir? diye sordu. 

Bunun üzerine sevgili Peygamberimiz şöyle buyurdu:

- Ben giderken, sen bomboş oturuyordun. Hiçbir iş yapmıyordun. Dönüşümde ise, eline bir çöp almış yere birtakım çizgiler çiziyordun. Belli ki düşünüyordun. Düşünmek de çalışmaktır. Onun için sana selam verdim.





Gerçek Zenginlik

 Varlıklı bir kişi İbrahim Edhem'e yardım etmek istedi. İbrahim Edhem:

- Yardımını gerçekten zenginsen kabul ederim, dedi.

Adam gerçekten zengin olduğunu, bir şeye ihtiyacı bulunmadığını söyledi. Büyük veli sordu:

- Ne kadar paran var?

- Üç bin altınım var.

- Dört bin olmasını istemez misin?

- Elbette isterim.

- Beşbin olmasını?

- İsterim.

- On bin altının olsa çok sevinirsin değil mi?

- Şüphesiz çok memnun olurum.

- Zengin olduğunu söylüyorsun ama, sen gerçekte züğürdün birisin. Sen, on bin değil yüz bin altının olsa yine kanaat etmez fazlasını istersin. Kanaati olmayan insan zengin sayılmaz. Gerçekten zengin olsaydın yardımını kabul edecektim.


 

Öne Çıkan Yayın

Günahsa Benim Günahım Diyemeyiz